Ülkemizde son seçimlerden sonra getirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet sitemi ile birlikte ülkemizin her anlamda özellikle de ekonomi alanında uçacağı söylendi.

Fakat rakamlar, ülkemizin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin gelmesinin ardından tam ters yönde ilerlediğini gözler önüne seriyor. Üstelik ülkenin bu duruma gelmesine neden olan hükümet kendinden başka herkesi mevcut durumdan sorumlu tutuyor.

Son günlerde görüyorsunuz, üç harfli marketlere yüklenmeye başladılar. Peki bu marketlerin bu kadar büyüyüp neredeyse her sokakta bir tane açılmasına ve yerel esnafın yok olmasına neden olan mevcut hükümet değil miydi?

Peki siz üretmeden, tüketen bir toplum yaratırsanız bunun sonucunun bu olduğunu göremiyor musunuz?

Nitekim Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı ve BİM İcra Kurulu Üyesi Galip Aykaç, “Asıl mesele plansız üretim, girdi maliyetlerinin yüksek olması, birçok konuda dışa bağımlılığın azaltılamaması. Domatesi tarladan 0 liraya yani hiç para vermeden alsak bile onun markete gelmesi 7,5 liradır” dedi.

Yine TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Besi ve süt hayvancılığında maliyet artışları, üretimi sürdürebilir olmaktan çıkarıyor. Bazı marketlerde peynir fiyatlarının et fiyatlarını geçtiği bir ortamda hem üretici hem de tüketici için acilen tedbirler almak zorundayız” dedi.

Sadece et, süt, peynir gibi ürünlere mi zam geliyor? Hayır!

Her gün her şeye bir şekilde zam geliyor. Bugün aldığınız bir ürünü ertesi gün aynı fiyata alamıyorsunuz.

Söyler misiniz bana yukarıda yapılan açıklamalardan hangisi yanlış?

Nitekim bu açıklamaların doğru olduğunu kanıtlayan bir gösterge de dış ticaret rakamlarından geldi. İlk 11 ayda dış ticaret açığı yüzde 153.6 artışla 99.8 milyar dolara çıktı.

Şimdi bizim üretimimizi dış güçler mi engelliyor? Mevcut hükümet geçmiş dönemlerden daha güçlü bir Türkiye olduğunu iddia ediyor. Peki geçmiş dönemde üretim yapabilinirken, şu anki güçlü Türkiye ile nasıl üretim yapılamıyor?

Görüşmek dileğiyle...

Hoşçakalın...