Diyarbakır'ın tarihi dokusu, sadece taş binalarla değil, aynı zamanda geçmişin izlerini taşıyan su kaynaklarıyla da şekillenmiştir. Bugün artık ayakta olmayan, ancak bir zamanlar şehre hayat veren su kemerleri, o dönemin mühendislik harikalarından sadece biriydi. 

Yabancı bir seyyahın objektifinden yansıyan bu fotoğraf karesi, işte o günlerden kalma, nostaljik bir anı canlandırıyor.

Diyarbakır'a hayat veriyordu, izi bile kalmadı

Bu fotoğraf karesinde görülen su kemerleri, Diyarbakır'ın en eski içme suyu olan Hamravat Suyu'nu şehre taşıyan yapılar. 1535 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle, Vali Bali Paşa tarafından şehre kazandırılan bu su, Karacadağ'ın eteklerinden doğarak Gözeli köyünde yüzeye çıkıyordu. Suyun şehre ulaşımını sağlamak için ise Mimar Sinan'ın kalfası Kastamonulu Kasım Çelebi tarafından inşa edilen bu görkemli su kemerleri kullanılıyordu.

Diyarbakır'a hayat veriyordu, izi bile kalmadı

DİYARBAKIR'IN ''YÜZSUYU''

Diyarbakır'da sağlık üssünün yer altı sistemi çöktü Diyarbakır'da sağlık üssünün yer altı sistemi çöktü

Hamravat Suyu, sadece Diyarbakır halkının su ihtiyacını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda sahip olduğu özelliklerle de öne çıkıyordu. En belirgin özelliği ise hafif ve içimi hoş olmasıydı. O dönemde yapılan tadım testleri, suyun ne kadar berrak ve hafif olduğunu kanıtlar nitelikteydi. 

Ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde de övgüyle bahsedilen bu su, ''Diyarbakır'ın mâ-i rûyı (yüzsuyu)'' olarak nitelendirilmişti. Hatta Osmanlı döneminde ''şifa kaynağı âb-ı hayat" olarak kabul edilerek saraya kadar götürüldüğü çeşitli kaynaklarda yer alıyor.

20. yüzyılın ortalarına kadar kullanılan bu tarihi su kemerleri, zamanla tahrip olmuş ve yıkıldı. Ancak bu fotoğraf karesi, bize o günlerin ihtişamını ve Diyarbakır'ın geçmişine duyulan özlemi hatırlatıyor. 

Hamravat Suyu'nun hatırası, hala Diyarbakır'ın belleğinde yaşamaya devam ediyor ve şehrin tarihine ışık tutmaya devam ediyor. 

Bu nostaljik kare, geçmişin güzelliğini ve o günlerin yaşanmışlığını gözler önüne sererek, ziyaretçilere farklı bir pencereden Diyarbakır'ı deneyimleme fırsatı sunuyor.


 

Kaynak: Mehmet Sıddık Algül