Çeşitli kaynaklarda yer alan bilgiler göre, tarihi zenginlikleriyle bilinen Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde bulunan bakır madeni, Osmanlı döneminden beri gözde bir kaynak oldu.
Ergani'nin, 17. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı maden üretiminin en önemli merkezlerinden biri haline geldiği belirtilen tarihi kaynaklarda,iİdari olarak Diyarbakır'a bağlı olan ilçenin mali olarak ise Gümüşhane'ye bağlandığı kaydediliyor.
1775 yılında kurulan ''Maadin-i Hûmayun Emâneti'' ile düzenli olarak işletilmeye başlanan madenin, 1850 yılına kadar emanet usulüyle yönetildiği ve bu dönemde Maden kasabasının hızla geliştiği ve 19. yüzyılın ilk yarısında 743 eve ve yaklaşık 4000 nüfusa ulaştığı kaydediliyor.
Tanzimat döneminde Harput Eyaletine bağlı bir sancak olan Maden'in, daha sonra Diyarbakır Eyaletine bağlı bir kaymakamlık haline getirildiği, 1889'dan 1924 yılına kadar Mutasarrıflık, 1924-1927 yılları arasında ise Vilayet statüsünde bulunan Maden'in, 1927'den sonra ilçe olarak Elazığ'a bağlandığı ifade ediliyor.
Tarihi kaynaklara göre, 1910 yılında Alman laboratuarlarında yapılan analizlerde, Ergani bakırının bazı bölgelerinde yüzde 28, bazılarında ise en az yüzde 7 oranında bakır cevheri olduğu tespit edildi. Bu oranlar, dünyanın önde gelen bakır üreticileri Almanya ve İspanya'daki yüzde 2 ile yüzde 5 arasındaki cevher oranlarıyla karşılaştırıldığında Ergani bakırının ne kadar zengin olduğunu gözler önüne serdiği belirtiliyor.