3 yaşındaki Ziv Nitzan, ailesiyle birlikte Tel Azekah'ın antik patikalarında yürürken, tesadüfen bir hazineye rastladı: 3.800 yıllık, bok böceği biçiminde bir Kenan muskası. Bu inanılmaz keşif, hem arkeoloji dünyasını heyecanlandırdı hem de eski Mısır ve Kenan arasındaki gizemli bağlara ışık tuttu.

Arkeolog Daphna Ben-Tor minik Ziv'in tesadüfen bulduğu taşın  Orta Tunç Çağı'ndan kalma, nadir bir eser olduğunu belirterek, ''bu tür muskalar o dönemde hem mühür hem de tılsım olarak kullanılıyordu. Mezarlardan evlere kadar birçok yerde bulunan bu objeler, bazen dini inançları, bazen de sosyal statüyü yansıtıyordu'' dedi.

Halk ozanı Aşık Veysel’den 52 yıl sonra Sivas'ta anma Halk ozanı Aşık Veysel’den 52 yıl sonra Sivas'ta anma

Muskanın en çarpıcı özelliğinin, eski Mısır'ın izlerini taşıması olduğunu kaydeden Tor, şöyle devam etti:

''Bok böcekleri, Mısır'da yeniden doğuşun ve kutsallığın sembolüydü. Dışkı toplarını yuvarlayarak ilerleyen bu böcekler, Mısırlılar tarafından güneşin gökyüzünde yuvarlanmasına benzetiliyor ve yaratılış tanrısı Khepri ile ilişkilendiriliyordu.''

MISIR-KENAN ARASINDAKİ KÜLTÜREL ETKİLEŞİM

Tel Aviv Üniversitesi'nden Profesör Oded Lipschits, bu keşfin Tel Azekah'ın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayarak, 15 yıldır süren kazılar, bu bölgenin Tunç Çağı'nda önemli bir yerleşim yeri olduğunu gösterdiğini söyledi.

Ziv'in bulduğu muskanın da, Mısır ve Kenan arasındaki kültürel etkileşimin somut bir kanıtı olarak tarihe geçtiğini ifade eden Azekah, buluntunun, Kudüs'teki İsrail Arkeolojisi Ulusal Kampüsü'nde, binlerce yıllık diğer eserlerle birlikte sergilendiğini belirtti.

Kaynak: Live Sience