Tarihi yapıları, kültürü ve gastronomisiyle Anadolunun en eski şehirlerinden biri olan Diyarbakır, aynı zamanda bölgenin en önemli inanç merkezlerinden biri.
Hanları, hamamları, surları, camileri ve kiliseleriyle Diyarbakır, 33 medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehir.
Anadolunun en eski yerleşim birimlerinden biri olan ve bir çok medeniyetten izler taşıyan Diyarbakır, farklı inanç gruplarının binlerce yıl, birlikte kardeşçe yaşadığı topraklar. Kentte bulunan her yapı, bünyesinde farklı bir hikaye barındırır. Bunlardan biri de Hz. Süleyman Cami.
BEŞ ADI VAR
Günümüzde Hazreti Süleyman Cami olarak adlandırılan caminin 4 ayrı adı daha bulunuyor. Çeşitli tarihlerde çeşitli isimlerle öne çıkan caminin diğer adları, Nasiriyye Cami, Meşhed Cami, Murtaza Paşa Cami ve Kale Cami.
Caminin, minaresindeki kitabelerde Nisanoğlu Ebul Kasım tarafından 1155-1160 yılları arasında yaptırıldığı yer alıyor.
NEDEN HZ. SÜLEYMAN
İç Kalede, Oğrun Kapı'nın güneyindeki burcun kenarında yer alan caminin en önemli özelliği Hz. Ömer döneminde Diyarbakır’ın fethinin buradan başlamasıdır.
Caminin bitişiğinde Osmanlılar Dönemi'nde yapılan Halid Bin Velid’in oğlu Süleyman ile Diyarbakır’ın İslam orduları tarafından alınışı sırasında şehit düşen diğer sahabelerin burada yattığı Meşhed bulunmaktadır.
Sahabelerin burada olması burayı bir ziyaretgâh haline getirmiştir. Yapı günümüzde de geçmişten gelen önemini korumakta ve hala ziyaret yeri olma özelliğini devam ettirmektedir.
Cami adının Hz. Davud'un oğlu Hz. Süleyman ile bir ilgisinin olmadığını ve sadece isim benzerliği olduğunu belirten araştırmacılar, camiye adı verilen Hz. Süleyman'ın Halid Bin Velid’in oğlu Süleyman olduğunu belirtti.