CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Şırnak’ta iki polis memurunun engelli bir çocuktan aldıkları pamuk şekerini çocuklara dağıtması üzerine beyninin derinliklerinde tortu halinde biriktirdiği faşist eğilimini adeta haykırarak dile getirdi.

Mesele polislerin Newroz kutlamasına katılan çocuklara pamuk şekeri dağıtması değil. Mesele Kürt çocuklarının sevinmemesi, yüzlerinin gülmemesi. Mesele ırkçılığın, faşist eğilimlerin kalıcılığını sağlamak, ötekileştirme ve ayrıştırmanın yüzeyde kalmasını sağlamaktır. Mansur Yavaş bilinç altına depoladığı faşist ve ırkçı eğilimini kin kusarak söylemekten imtina etmeyen bir karakter.

CHP’nin İstanbul Saraçhane’de düzenlediği protesto mitingine katılan Mansur Yavaş, alandaki otobüsün üstüne çıkıp mikrofonu eline alır almaz dudaklarının arasından yuvarlanan ilk cümle Şırnak’ta düzenlenen Newroz kutlamasını şiddetli bir şekilde eleştirmesi oldu. Bir halkın simgesi haline gelen ve tüm yurtta kutlanan Newroz, Şırnak’ta da aynı coşkuyla kutlandı. Güvenlik önlemi almak için alanın bir köşesinde bekleyen iki polis memuru o sırada engelli bir çocuğun pamuk şekeri sattığını görünce yanlarına çağırdı. Ücretini ödeyerek aldıkları pamuk şekerlerini ağabeyleriyle kutlamaya katılmak için alana doğru yürüyen çocuklara uzatması sosyal medyada günün konusu oldu.

Bu meseleyi uzatmaya gerek yok. Ancak Mansur Yavaş gibi bir siyasetçinin hele hele CHP saflarında yer alması durup düşünülmesi gereken bir konu diye düşünüyorum. Zihniyet değişmedikçe atılacak göreceli adımların hiçbir kıymeti harbiyesi de olamaz. Meral ablası nasıl ki CHP’ye kumpas kurarak yarı yolda bıraktıysa, bugün de bence Mansur Yavaş’da aynı yolu izliyor. Yeri geldiğinde CHP’nin olası bir cumhurbaşkanı adayı olarak ismi saklı kalan Yavaş ve zihniyeti, Kürtlerden, sol kesimden ve keskin CHP’li demokratlardan nasıl oy alacak bilmiyorum.

Mansur Yavaş ve zihniyeti değil mi faşizmi köpürten. Yavaş ve zihniyeti değil mi ayrıştırmayı, ötekileştirmeyi bilinç altındaki kirli depolarını istifleyen. O zihniyet değil mi, her konuşmasında Kürde dair düşmanca tavır sergileyen. Onların dünyasında Kürt çocukları sevinmemeli, yüzleri gülmemeli. Ne olmuş Allah aşkına iki polis memuru duygularının dışa vurumu üzerine birkaç çocuğa pamuk şekeri dağıtması. İlla ki yüzbinlerin önünde bunu eleştirmek bir politikacının görevi mi?

Olmuyor Mansur Yavaş olmuyor. Biliyorum ve hissediyorum ellerini ovuşturduğunu, içten içe Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına sevindiğini. Bir ihtimal da olsa Cumhurbaşkanı adayı olabileceğini hesaplaman. Hiç boşuna sevinme senin bilinç altındaki kirli deponda neler biriktirdiğini aklı selim herkesin bildiğini de hiç unutma.

Ola ki, CHP tarihi bir hata yaparak seni aday gösterdi. Kürt düşmanlığın ayyuka çıktığını, çocukların sevinmesine bile tahammül edemediğin bu insanlardan ne diye oy isteyeceksin. Yoksa dilim sürçtü mü diyeceksin. 

O iğrenç yaklaşımların öylesine tepki aldı ki tahmin bile edemezsin. Meydanlarda ırkçılığın tescillendi ve yuhalandın. Bu durum Genel Başkanın Özgür Özel’e aktarıldığında, seni tekzip edercesine ismini vererek, Kürtlerden özür dilemek de ona düştü.

Siyaset halkla yapılır Mansur Bey. Sen ve ırkçı düşüncelerin bu topraklarda filizlenmeyecek, filizlenmesine halkların ortak iradesi izin vermeyecek. Özür dilemek bir erdemliktir. Genel Başkanın kanatlarının altına saklanmada ortaya çık o polislerden ve Kürt çocuklarından özür dile. Aksi tarihin karanlık sayfalarında ırkçılığın tescil edilmiş sayılacak.