Diyarbakır sokakları, son zamanlarda sadece tarihi dokusu ve sıcakkanlı insanlarıyla değil, aynı zamanda sayıları giderek artan sahipsiz köpekleriyle de gündemde.
Vali Zorluoğlu'nun da belirttiği gibi, kent genelinde yaklaşık 25 bin başıboş köpek yaşıyor ve bu durum, hem hayvanların refahı hem de vatandaşların güvenliği açısından ciddi endişeler yaratıyor.
Son zamanlarda artan köpek saldırısı haberleri, sosyal medyada ve yerel haber sitelerinde geniş yankı uyandırıyor. Özellikle çocukların ve yaşlıların hedef alındığı bu saldırılar, toplumda haklı bir korku ve tedirginlik yaratıyor. Peki, bu sorunun kaynağı ne ve çözüm için neler yapılmalı?
Vali Zorluoğlu'nun açıklamalarına göre, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin 500 köpek kapasiteli barınağı neredeyse dolu ve diğer ilçe belediyelerinde ise barınak bulunmuyor. Ayrıca, 2020-2025 yılları arasında sadece 5 bin 433 köpeğin kısırlaştırılması, sorunun çözümünde yetersiz kalıyor.
Vali Zorluoğlu'nun belediyelere barınak yapma, doğal yaşam alanları oluşturma ve kısırlaştırma kapasitelerini artırma talimatı, sorunun çözümü için atılmış önemli bir adım. Ancak, bu adımların ne kadar hızlı ve etkili bir şekilde uygulanacağı büyük önem taşıyor.
Belediyelerin veterinerlik hizmetlerini güçlendirmesi, kısırlaştırma çalışmalarının hızlandırılması ve hayvanların rehabilite edileceği modern barınakların inşa edilmesi gerekiyor. Ayrıca, toplumun bilinçlendirilmesi ve hayvan sahiplenme kültürünün teşvik edilmesi de sorunun uzun vadeli çözümü için kritik öneme sahip.
Sahipsiz köpekler, sadece bir sorun olarak değil, aynı zamanda toplum olarak sorumluluklarımızı yerine getirip getirmediğimizin de bir göstergesi. Onlara şefkatle yaklaşmak, güvenli bir yaşam sunmak ve sorunun çözümünde aktif rol almak, hem hayvanlara hem de insanlara karşı olan sorumluluğumuzdur.
Unutmayalım ki, sokaklarda yaşayan her can, bir zamanlar bir yuvanın sıcaklığını hissetmiş olabilir. Onlara sırtımızı dönmek yerine, birlikte yaşamanın yollarını bulmak, hem vicdani hem de insani bir sorumluluktur.